KİLİS'TE ARICILIK
KİLİS'TE ARICILIK

Kilis ilimizin Musabeyli ve Polateli ilçeleri arıcılık yapmaya elverişlidir. Bu iki ilçemizde arıcılık teşvik edilmeli ve desteklenmelidir.

Öellikle Musabeyli, Polateli ve Darmik dağı civarındaki köyler ile Topallar,  Demirciler köyleri zahter ve sütlegen bitkilerinin bol olduğu yöreler olup, arıların kaliteli bal yapımı için elverişli ortamlardır.
 
Bal ile ilgili olarak Yüce kitabımız Kur'an da EN-NAHL Süresi 

68. ayetde; "Rabbin bal arısına " Dağlarda, ağaçlarda ve insanların hazırladıkları kovanlarda kendine yuvalar edin" diye vahyetti."
 
69 ayetde "Birde meyvelerin herbirinde ye, Rabinin sana kolaylaştırdığı yollara gir" diye vahyetti. Onların karınlarından renkleri çeşitli bir şerbet bal çıkar. Onda insanlar için şifa vardır. Elbettde düşünen bir kavim, bir toplum için bunlarda ilahi sırlari ibretler vardır."

Diye belirtmektedir. 


KİLİS BALI

Kilis'te arıcılık;
 
Musabeyli ilçesi Balikli köyünden ve Üçpınar köyünde yapılmaktadır. Balikli köyünden Ahmet GÜLTEKİN babadan gelen bir meslekle uğraşmakta olup, Arı kovanlarını ilk bahar ve yaz mevsiminde çiçegi bol Kilis ve civarında bulunan dağlara götürmektedir. Ayrıca Karakovan ve Fennni kovan ile arıcılk yapmaktadır.
 
       Yine Balikli köyünden Ahmet GÜLTEKİN'in yegeni Erdal GÜLTEKİN arıcılık ile uğraşmaktadırlar. Ahmet GÜLTEKİN'İN babası  aynı zamanda Erdal GÜLTEKİN'İN dedesi AHMET AĞA yörede bilinen en iyi arıcılardandır. Ahmet GÜLTEKİN ve Erdal GÜLTEKİN babadan ve deden gelen bir arıcılık tecrübe ve baldan kaliteyi yakalamışlardır.  

      Yine Musabeyli ilçesi ÜÇPINAR köyünden Arıcı Ahmet diye bi,linen AHMET KUTLAR'ın arılarından ürettiği kara kovan balı arananlar içindedir.
 
        Karakovan balı ve kaliteli bal isteyenler için bu üç arıcı hemşerilerimizin telefon numarası;

AHMET GÜLTEKİN cep tel: 0 505 643 24 00
(MUSABEYLİ İLÇESİ-BALİKLİ KÖYÜ)

Erdal GÜLTEKİN tel no : 0 348 746 22 33 
cep tel: 0 536 746 39 20
(Musabeyli ilçesi Balikli köyü)

Ahmet KUTLAR telefon 0 348 746 21 60
Musabeyli ilçesi
Üçpınar köyü

Bu arıcılarımızdan özellikle Kilis dışından yaşyayan hemşerilerimiz Temmuz ve Ağustos ayında ballarını sipariş verir ve Arı kovanlarında ballar Eylül ayı sonu ve Ekim ayı başından sağılır.

Tabi ki Kilis'imizin balını tanıtan bu üç arıcımıza teşekkür ediyoruz
        


ARILARIN İLHAMI

(Kelile ve Dimine Beydeba Yayına hazırlayan Sadık Yalsızuçanlar Timaş Yayınları İstanbul 2002 eserinden alıntı yapılmıştır.)


Yüzyıllar önce Çin ülkesinde Hümayun Fal adında bir padişah yaşardı. Oldukça zengin bir halkı vardı. Yönetiminde herkes memnundu. Üzerine  düşeni büyük  bir dikkatle yapardı. Bilgindi.

Hümayun Fal'ın Haceste Ray isminde bir veziri vardı. Padişahına bağlılıkta eşine az rastlanır bir vezirdi. Devlet yönetimini ilgilendiren konularda ilginç düşüncelere sahipti. Padişah Haceste Ray'ın görüşlerine çok önem verirdi. Karar verirken onun düşüncesini almayı ihmal etmezdi.

Günlerden bir gün Hümayın Fal ava çıkmak istedi.
Yanına Haceste Ray'ı da aldı.
Av isteği sönene kadar avlandı.
Yanındaki insanları geri gönderdi. Kendisi veziri Haceste Ray'la birlikte saraya dönecekti.
Hava sıcak mı sıcaktı.
Çöl sıcağı gibi. Bunaltıcıydı.
Haceste Ray,

-Bu sıcağa dayanmamız çok güç padişahim, dedi. Güneş batıncaya dek bir gölğede dinlensek, ne dersiniz, sonra serinlikte saraya döneriz.
Padişah da sıcaktan bunalmıştı. vezirin önerisini kabul etti.
Haceste Ray, padişahı, bulundukları yere yakın bir dağa götürdü.
Dağ, yemyeşil bir ormanla çevriliydi. Ormanda bereketli bir fışkırmayla yükselen büyük ağaçlar, çevreyi yeşillige boğmuştu.
Kalın gövdeli bir ağacın yanında konakladılar. Kovuğunda bir arı yuvası vardı. Binlece arı üşüşmüştü.

Padişah çok şaşırdı. Vezirinden bu hayvanların niçin kovuğa doluştuklarını sordu.
Vezir Haceste Ray,

-Bu hayvanlar toplu halde yaşarlar padişahım, dedi, çok temizdirler. Yasub adında bir bey vardır, bütün arılar ona bağlıdır. Hiçbiri sözünden çıkmaz. Arıbeyi, digerlerine göre daha büyüktür. Ayrıca topluluğun yönetiminde ona yardım eden pek çok arı vardır. Padişah gibidir o. Çevresinde vezirleri, komutanları,yardımcıları bulunur.

Padişah Hümayun Fal, vezirin anlattıklarını ilgiyle dinliyordu.
Vezir, konuşmasını şöyle sürdürdü:

-Arıların işlerini görürken ilginç bir yardımlaşma örnegi sergilediklerini biliyoruz.

Bal için gerekli petegi kurarken, önce her deligi altı köşeden oluşan düzgün gümeçler yaparlar. Bu altıgen evcikleri balla doldururlar. Bal, çok şifalıdır. Arılar, çiçekten çiçege konarken toplarlar bu özü.
Padişah, arıların çalıştıklarını ögrenince çok şaşırmıştı.
Vezir Haceste Ray, daha ilgi çekici bir ayrıntıdan söz etti.

-İşin ilgi çekici bir yanı da, Padişahım, arıların temiz olmaları. Doğrusu, bu kadar çok gezen hayvancıklar üzerlerine en küçük bir pislik dahi taşımazlar. Şaşırtıcı bir şeydir bu. Zaten, ayağında veya kanadında bir pislikle dönen bir arı içeri hemen alınmaz. Kovanın girişinde bekçi arı bulunur. Sıkı bir temizlik kontrolü yapılır. Bal özü toplamaktan dönen her arıya bu inceleme uygulanır. Eger yanında yabancı bir madde varsa içeri alınmaz.

-Allah Allah, dedi Padişah şaşkınlıkla.

-Ola ki diye sürdürdü konuşmasını vezir, içeri üzerinde pislik olan bir arı yanlışlıkla girse, hemen belirlenir. Ve digerlerine ibret olsun diye öldürülür. Bu emri de bey arı verir.

Padişah Hümayun Fal, kovandaki düzeni merak etmişti.
Vezir:
-İlk saltanat binasını kuran Cemşid'in arılardan esinlendiği söylenir, dedi.
Padişah, bunun üzerine kovanı incelemek istediğini söyledi. Arıların çalışmalarını görünce hayranlığı daha da arttı. İlginç olan bir başka konu daha vardı. Arıların hepsi silahlıydı. Yani igneleri vardı. Fakat bunu birbirlerine karşı kullanmıyorlardı. Ancak, kovanın güvenligi için dışarıdan gelecek bir tehlikede kullanıyorlardı.

Padişah Hümayun Fal, artık hayranlığını gizlemedi:

-Nasıl olur! dedi şaşkınlıkla, arılarda görülen bu düzen insanlarda yok. Asıl insanlarda olması gerekmez mi? Büyüğe saygı, küçüge sevgi... 

Silahını toplumun huzuru için yabancı saldırılara karşı kullanmak... Evini temiz tutmak. Görevini kusursuz yerine getirmek. Arılarda görülüyor, fakat insanlar arasında önenli ölçüde yerleşmemiş bu kurallar!

Vezir Haceste Ray, padişahın zihninde oluşan soruyu cevaplamağa çalıştı.

Bu hayvanların hepsi aynı özellikte yaratılmıştır padişahım, dedi: oysa insanların her biri farklı kişiliğe sahip. İlk insanın yaratıldığı balçıkta melek özelliği vardı. İnsanlar buna göre davransalardı, kimbilir belki de melekten üstün bir yaratık olurlardı. Fakat insanda bir kötülük yanı var. Yani hem iyiliğe hem de kötülüğe eğimli.

İyiler her zaman daha az, diye vezirin özlerine ekledi Padişah,
-Evet, dedi Vezir, sürekli iyilik yapan insanlar az.

Padişah bir süre düşünceye daldı. Vezir'in söyledikleri çok doğruydu.

-Madem, dedi Padişah, iyiler az, o halde yardımcı olmalıyız onlara. 

Kötülerden de uzak durmalıyız. Onlarla dost olmak, yılanlarla dost olmak kadar tehlikelidir.
 
 
Facebook beğen
 
Reklam
 
 

Web Analytics

KİLİS YEMEK RESİMLERİ
 









< iframe width='640px' height='397px' frameborder='0' src='http://www.startv.com.tr/Embed/WebTV.aspx?id=3805&movie_target=startv_videoad_webtv' />,
 

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=